Sarı Pas Hastalığı Ve Mücadelesi

Buğday verimini etkileyen en önemli faktörler arasında hastalıklar gelmektedir. Bu hastalıklar içerisinde buğday verimini olumsuz yönde etkileyen en önemli hastalık pas hastalığıdır. Sporlarla üreyen bu hastalığın sporları ilkbaharda aktif duruma gelirler. Eğer hava sıcaklığı 15°C ile 20°C arasında olursa ve ortamda %90 oranında yüksek nem olursa bu sporların gelişimi için uygun ortam oluşur.

 

Bu hastalığa funguslar neden olmaktadır, yani mantarlar sebep olur. 3 pas türü bulunmaktadır. Bunlar sarı pas, kahverengi pas ve kara pastır. Pas hastalıkları oluşturdukları sporların ve püstüllerin renklerine göre isim almaktadırlar. Ayrıca bu hastalıkların iklim istekleri yönüyle de farklılıklar göstermektedirler.

 

Ülkemizde önemli verim kayıplarına yol açan sarı pas hastalığı özellikle bahar aylarında serin ve nemli koşullarda çok etkili olmaktadır. Yani tamda bu seneki bahar kastediliyor adeta. Sarı pas özellikle buğday ekiminin kışlık ve erken ilkbaharda yapıldığı bölgelerde veya sıcaklıkların düşük olduğu yüksek alanlarda önemlidir. Sarı pas hastalığında enfeksiyon için minimum 0,1 optimum 11 ve maksimum 23 derece sıcaklıklar arasında etkindir. Pas belirtileri en yüksek oranda baharda ve yazın başlarında ortaya çıkarken iklim koşullarının uygun olduğu şartlarda daha erken döneminde de görülebilmektedir.

 

Pas hastalığı tehlikeli bir hastalıktır. Üreticiler bu hastalığa karşı tedbir almalıdırlar. Bu hastalık rüzgârlar ile taşınır bu yüzden diğer başaklara bulaşması da çok kolaydır. Hastalığın göründüğü bitkilerde verim kaybına ve danelerde zayıflamaya neden olur. Buğday tanelerinin yapısına birebir etkilidir. Çünkü buğdayın içerisindeki gluteni oluşturan proteinin yüzde 70’i bitkinin yapraklarından gelmektedir. Sarı pas hastalığına yakalan bitki, yaprakları kuruduğu için taneyi besleyemeyecek ve tane cılız kalacak, protein birikemeyecek hektolitre enerji düşük olacak dolaysıyla buğdayın kalitesi ve verimi düşecektir.

 

Sarı Pas Hastalığının Belirtileri

 

Sarı renklidir, adını buradan alır. Sarı pas hastalığının en önemli özelliği diğer pas hastalıklarının içinde en erken görülenidir. Genel olarak yaprakların üst yüzeyinde görülür. Nadirde olsa Saplarında ve başaklarında da görülebilmektedirler. Makine dikişine benzer. Bu sporlar sıra sıra dizilir. Yaprağın üzerindeki bir çizgi gibi olduğu için bu hastalığa çizgi pası da denilmektedir. Bahar sonunda sarı renkli bu çizgiler yerini siyah sporlara bırakmaktadırlar. Bu sporlar rüzgârın etkisiyle yayılırlar. Yazları yabani buğdayların üzerinde, kışları ise ekilen buğdaylarda görülebilirler.

 

Sarı Pas Hastalığının Konukçuları nelerdir.

Sarı pas hastalığının konukçuları yine kendine benzeyen bitkilerdir. Yabani buğdaygiller ve kültür buğdaygilleri de konukçularıdır. Ayrıca arpa ve çavdar da sarı pas hastalığının konukçularıdır.

 

Sarı Pas Hastalığı Mücadele Yöntemleri

Mücadele yöntemleri iki kısma ayrılır bunlar: Kültürel Mücadeleler ve Kimyasal Mücadeleler

 

Kültürel Mücadeleler nelerdir?

  

  •  Hastalığa karşı en çözüm   pas hastalığına dayanıklı çeşit zayıf olan çeşitlerin ekilmemesidir. Daha önce bunun örneğini Türkiye olarak yaşadık. Seri 82 diye çok güzel bir buğday çeşidimiz vardı ama pas hastalığına karşı zayıftı. O yüzden şu an için ekilmiyor arık. Bazı buğday çeşitleri zaman içinde pas hastalığına direnci kırılabiliyor. Bunları tespit edip ekmemek lazım. Pas hastalığına karşı dirençli çeşitleri ekmek gerekiyor.

 

   • Sık ekim havalanmayı engeller, bu pas hastalığına sebep olur. O yüzden mümkün mertebe sık ekim yapılmamalı.

 

   • Bu hastalığın taşıyıcısı konukçu ile ciddi bir mücadele şart. Bu mücadele için esas olan mücadelenin doğru zamanda yapılmasıdır.

 

    • Yabancı ot mücadelesi de aynı şekilde zamanında yapılmalıdır. Geç kalındığı zaman hava sirkülasyonunu engellediği için bu yabancı otlar adeta hastalığa davetiye çıkarmaktadırlar.

 

    • Gübreleme bitkiler için, özellikle vejetatif organlar için azot çok önemlidir. Gübreleme toprak analizlerine uygun şekilde yapılmadır. Eğer fazla azot atarsak bu da boyu aşırı uzatacak, bitki gözenek yapısı daha değiştiği için pas mantarlarına karşı çok zayıf olacaktır. Bundan mütevellit fazla azotlu gübre verilmemelidir.

   

   Kimyasal Mücadele nasıl yapılmalı

  

  • Kimyasal mücadeleye başlamadan önce bitki izlenmelidir. Bu hastalık genellikle her yıl alt yapraklarda görülebilir. Eğer hastalığın yayılacağı kanaati oluşursa, ortam ve şartlardan dolayı ona göre kimyasal mücadeleye başlanmalıdır. Esas pas hastalığının kendini hissettirdiği zarar en üstteki bayrak yaprak dediğimiz yaprakların hastalandığı zamandır. Bunun için hastalığın o yapraklara geçmemesi için çok iyi bir gözlemle, en uygun zaman da kimyasal mücadeleye başlanmalıdır. Gerekiyorsa ilaçlama tekrarlanmalıdır. Burada dikkat edeceğimiz en önemli husus hasada en az bir ay kala ilaçlama durdurulmalı, yapılmamalıdır.

  

  • İlaçlama yaparken ilacın dozuna dikkat edilmelidir. Bir an önce bu hastalığı bitireyim diye fazladan ilaç verilmemelidir. Tarım ve orman bakanlığının internet sayfasında bu konu ile alakalı olarak çok güzel bir veri tabanı oluşturulmuş. Mutlaka bakanlığın tavsiye ettiği dozlarda ilaçlama yapmalıyız.

 

    • Sarı pas hastalığı erken görülen bir hastalıktır. Bazı bölgelerde yabancı ot ilacı ile pas ilacı da kullanılabilir. Burada ilaçların birbirlerine etkisi ve sinerjileri var mı yok mu araştırılmalı uzmanına sorulmalı ya da en yakın tarım il ve ilçe müdürlüklerinden teknik destek alınmalıdır

 

   • İlk ilaçlama ile hastalıklı bitki düzelmeyebilir, eğer gerekiyorsa tekrar ilaçlama yapılması gerekir.

 

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.