Milli Eğitim Bakanlığına açık mektup

Eğitim hayat boyu devam edecek bir faaliyettir. İnsanda istenilen davranış değişikliğinin gerçekleştirilmesidir.

Öğretim ise asırlar içinde edinilmiş bilgilerin güncellenerek yeni kuşaklara aktarılmasıdır.

Eğitimin ve öğretimin mekânı, yeri ve şartları önemlidir. Ancak salgın dönemleri bu yerler daha da önem kazanır.

Bakanlık yetkilileri 16 Marttan beri konuyla ilgili konuya kafa yormakta ve çözüm üretmeye çalışmaktadır. Bunun için okulların her türlü ihtimale göre hazırlanması, öğrencilerin salgından korunması öncelikli esas olmalıdır.

Okulların yer yer yetersiz kalacağı anlaşılmaktadır. Masa, sıra, fiziki alanda bu işte önemlidir. Yeni bina yapılamayacağına göre var olan okulları maksimum verimliliğe kullanmak önemlidir. Bunun için uzun yıllar öğretmenlik yapmış biri olarak önerim şudur.

1- Taşımalı eğitime son verilerek köy çocuklarının kendi köylerinde eğitim ve öğretim yapması dikkate alınmalıdır. Bina var, elektrikleri, suları var. Bir binalar temizlenecek böylece il, ilçe okullarına daha fazla mekan kazandırılmış olacaktır.

2- Öğrenciler köylerinde kalacağı için salgının çocuklar aracılığıyla binlerce köye taşınması önlenmiş olacaktır.

3- Çocuklara zaman kalacağı için daha verimli çalışmaları sağlanacaktır.

4- Bilgisayarı olmayan, televizyonları yeterli olmayan çocuklar bu yükten böylece kurtulmuş olacaktır.

5- Okullara taşımalı öğretmen veya kadrolu öğretmen verilebilir. eğer bu imkanlar yoksa Ücretli öğretmenlerle bu iş kolayca çözülebilecektir.

6- Uzun zamandan beri okunmayan İstiklal Marşımız okunacak, Köylerin semalarına yeniden ay yıldızlı bayrağımız çekilmiş olacaktır.

Umarım bakanlık yetkilileri bu çözüm yolunu dikkate alır ve hem eğitim ve öğretime hem de salgının yayılmasının engellenmesine katkı sağlar.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.