Bir Zamanlar

Kültür değişmeleri birden oluşmaz. Zamanla değişir, dönüşür, sonra bir kakarsınız ki eski değerler gitmiş onların yerini yeni değerler almış. İşte günümüzde karşılaştığımız kültürel yozlaşma budur. 

Örneğin bir zamanlar ayakta yeme ve içmenin, elleri pantolon cebine sokmanın ayıp, başkalarının kusuruyla alay edilmediği, emanet eşyaların geciktirilmeden sahiplerine verildiği, pazarlık yaparken malların kötülenmediği, telefon açanın önce kendini tanıttığı durumlar vardı.  

Toplum içinde çiklet çiğnenmediği, ağızda sigara varken bir yere girilmediği, sokak ortasında durarak konuşma yapılmadığı,  yüksek sesle konuşmanın terk edep olduğu zamanlar.... 

Uzun zaman misafir olacaklara bir odanın tahsis edildiği, kusurun yüze karşı açık açık söylenmediği, alay ve kötülemenin ima ile bile yapılmadığı, aksırırken ağzın el veya mendille kapatıldığı, yerlere tükürmenin ayıp sayıldığı, yemek davetinde yemeklerin geciktirilmediği, başkalarının yanında kaykılarak yatılmadığı anlar çok değerliydi....  

Başkalarının sözünün kesilmediği, konuşurken sözün uzatılmadığı, konunun reddedilmesi gerektiğinde makul, anlaşılır bir lisanla anlatıp incitilmeden reddedildiği güzel anlar vardı....  

Erkeği olmayan bir eve erkeklerin kesin ziyaretinin olmadığı, toplu yerlerde yüksek sesle konuşulmadığı, bayanlarda elbiselerin mahrem yerlerini kapattığı zamanlar toplumda edep, ahlak, saygı ve sevgi vardı... 

İşin en ilginç tarafı dedeler nasihat eder, nineler tembihler, yaşça büyük olanlar bunlara titizlikle riayet ederlerdi. 

Yine bir zamanlar bu konular okullarda "adab-ı muaşeret" derslerinde genç kuşaklara unutulmayacak örnek konularla anlatılarak öğretilirdi. 

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.